Alice Harikalar Diyarında
Uzun değil iki ay öncesine gidersek Bursaspor‘un şampiyon olduğu ligde, şampiyonluktan çok yapılacak
transferler konuşuluyordu. Galatasaray ve Fenerbahçe‘nin ‘Stoch’ çekişmesi ilk bombaydı ardından Kartalların ‘Q7′ si.
Ardı ardına yapılan transferlerden ve yapılan hazırlık maçlarından sonra bu üç büyüklerin Avrupa‘da kolay tur geçeceklerine kesin gözüyle bakıyorduk (?)
Fenerbahçe’nin Young Boys takımıyla yaptığı maçla avrupaya merhaba dedik.Nerdeyse herkesin rahat rahat yeneriz dediği maça Young Boys öyle bir başladıki 1. dakikadan 90.dakiya kadar ataklar kesilmedi. Fenerbahçe’nin geldiği nadir ataklarında ikisi gol oldu. Young Boys’un ortasahayı otoban gibi geçmesi adeta Aykut Kocaman‘a tehlike sinyalleri veriyordu. Fenerbahçe belki de en verimli transferlerinden birine, Miroslav Stoch‘a imza attı. Boyu her ne kadar kısa ve fiziği yetersiz olsada sürati onu ligde yükseltir ancak avrupada özellikle fizik gücü yüksek takımlara karşı ne yapacağı konusunda fikirsiziz.
Alex devrinin yavaş yavaş bittiği dönemlerdeyiz. Kaptan artık yoruldu ve sahneyi arkadaşlarına bıraktı. Fenerbahçe’nin son yıllardaki gibi forvet sıkıntısının yanı sıra Lugano‘suz defansı da yaptığı hatalarla alarm veriyor. Sonuca bakarsak oynanan futbolla alınan sonuç mükemmel. Kadıköy‘de her türlü elenecek olan Young Boys’tan sonraki rakip karşısında Fenerbahçe’nin işi zor olacak diyebiliriz.
Gelelim Galatasaray’a. Hazırlık maçlarında hep 4.- 5. lig takımlarıyla oynayan, güçlerini test edemeyen ve Fenerbahçe karşısında mağlubiyet almış Galatasaray akıllarda zaten bir soru işareti bırakmıştı. Anlaşılan o ki bu sene takımı Arda Turan taşıyacak ki onunda bi yere kadar gücü var ve yorulacak.Gelecek vaad eden Mehmet Batdal edineceği tecrübeyle çok etkili olur ancak henüz hazır değil. Pino hızıyla taraftarların sevgilisi olma yolunda ve Kewell zamanla eskisindende iyi olabilir.
Şu ana kadar iyi şeyler söyledik ama geçelim gerçeklere. Ayhan, Barış ve Sarp üçlüsünde sadece Sarp’ın maçı önemsediğini söyleyebiliriz ki maçın en çok çabalayan oyuncularındandı. Ancak Ayhan ve Barış gerçekten bir hayal kırıklığı yaşattı. Mehmet Topal’ı unutturacak Cana ise hiç ümit vermedi.Defans hattına gelirsek, tatilden dönen Neill, Servet, her zamanki Sabri ve Hakan Balta 4 lüsünden oluşan kağıt üstünde iyi ancak maçta dikkatsiz savunma ve arkalarında müzmin yedek Aykut. Mondragon’dan sonra süregelen kaleci arayışı devam ediyor diyebiliriz. 11 milyon değeri olan rakibinin karşısında 17 milyon değeri olan Arda sayesinde ayakta duran Cimbom,hem sahada hem de yönetimde iyi sinyaller vermiyor. Taraftar ise tribünleri doldurmaya devam ediyor.
Transfer döneminin en hareketlisi, aldığı starlarla şov yapan Beşiktaş’ta sıra. İlk turda kendisinden oldukça düşük seviyedeki Vikingur‘u eleyen Beşiktaş, Vikinglerden biraz daha güçlü olan rakip ile maçta çözüldü. Takım uyumu çok az ve golüde gitmesi gündemde Delgado‘nun atması ve maçta Q7 den çok Hakan Arıkan‘ın konuşulması maçı anlatır sanırım.
Ne olursa olsun, bulundukları turu geçeceklerine inandığımız takımlarımızın daha güçlü takımlara karşı performansları merak uyandırıyor. Demekki koskoca yaz dönemi Alice, Harikalar Diyarında’ymış.
Bu yazıyla ilgili benzer yazı bulunamadı.



